Kilise, 29 Ağustos’ta, Aziz Vaftizci Yahya’nın Tutkusu’nu anmaktadır. Mesih’in Öncüsü olan Yahya, gerçeğe tanıklığını kanıyla mühürledi. O, son peygamber ve kadınlardan doğanların en büyüğüydü (bkz. Matta 11:11); yaşamı boyunca dönmeye, tövbeye ve Tanrı’ya sadakate çağıran korkusuz bir habercidir.
Yahya’nın Görevi
Melek Cebrail’in önceden bildirdiği mucizevi doğumundan itibaren Yahya’nın çağrısı, Rab’bin yolunu hazırlamaktı (bkz. Luka 1:17). Çölde dua ve yoksulluk içinde yaşayan Yahya, İsrail’i tövbeye çağırdı ve onları Şeria’da vaftiz etti. Onun sesi, Peygamber Yeşaya’nın sesiydi: “Rab’bin yolunu hazırlayın, O’nun yollarını düz ediniz” (Markos 1:3).
Ama Yahya’nın misyonu insanları kendisine çekmek değildi. Mesih geldiğinde, gözünü ve dilini başka yöne çevirdi: “İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!” (Yuhanna 1:29). O, kendisi azalırken Mesih’in artmasını istedi.
Peygamberin Şehadeti
Yahya’nın sadakati sonunda şehadetle sonuçlandı. Hirodes Antipas’ı, kardeşinin karısı Hirodiya ile yaptığı gayrimeşru evlilikten dolayı azarladı (bkz. Markos 6:18). Hirodiya, ona kin besleyerek öldürülmesini istedi. Fırsat, Hirodes’in doğum günü şöleninde geldi. Hirodiya’nın kızı dans ederek kralı ve misafirlerini memnun etti. Hirodes ona dilediği her şeyi vadetti. Annesinin yönlendirmesiyle genç kız, Yahya’nın başını bir tabak üzerinde istedi. Hirodes üzüldü, fakat halkın önünde verdiği sözü bozmak istemedi; bu yüzden Yahya zindanda başı kesilerek şehit edildi.
Böylece Mesih’i vaftiz eden ve O’nu halka ilan eden Yahya, Tanrı’nın yasasına sadakati uğruna kanını dökerek son tanıklığını verdi.
Tutkusunun Anlamı
Aziz Vaftizci Yahya’nın tutkusu, azizler arasında eşsizdir. Çoğu azizi onların “doğum günü”yle, yani göksel yaşama doğdukları günle anarız. Ama Yahya hem doğumunu (24 Haziran) hem de şehadetini (29 Ağustos) bayram olarak kutladığımız tek azizdir; çünkü kurtuluş tarihindeki rolü eşsizdir.
Yahya, evlilik ve hakikat uğruna şehit oldu. Günümüzde evliliğin kutsallığının tekrar sorgulandığı bir dünyada, onun tanıklığı çok günceldir. O, Tanrı’nın yasasına sadakatin yaşamdan bile değerli olduğunu gösterir.
Ekaristiya ile Bağlantı
Aziz Venerabilis Beda, Yahya’nın şehadetinde Ekaristiya ile bir paralellik görür. Yahya’nın öğrencileri onun bedenini toprağa verdi; Hristiyanlar ise Mesih’in Bedenini alırlar. Yahya, nasıl Mesih’in hizmetine yolu hazırladıysa, onun şehadeti de Mesih’in Tutkusu’nun önceden gölgesini düşürür.
Katolik Kilisesi Katekizmi, Yahya’yı Mesih’in “en yakın öncüsü” olarak hatırlatır; onun yaşamı Rab’bin gelişine hazırlık ve cesaret örneğidir (KKK 523).
Bayramı Yaşamak
Bu bayram bizi çağırır:
-
Gerçeği savunmaya, bedeli ne olursa olsun, Yahya’nın cesaretini hatırlayarak.
-
Evliliği onurlandırmaya, Tanrı’nın tasarladığı gibi, erkek ile kadın arasındaki antlaşma olarak.
-
Alçakgönüllülüğü benimsemeye, biz azalırken Mesih’in bizde artması için.
-
Mesih’in gelişine hazırlanmak için, tövbe ve dua yoluyla yaşamımızı arındırmaya.
Sonuç
Aziz Vaftizci Yahya’nın tutkusu bir trajedi değil, hakikatin zaferidir. O, Şeria kıyısında Tanrı Kuzusu’nu işaret etmişti; şimdi ise ebediyette O’nu işaret etmeye devam ediyor: günahı ve ölümü yenen tek Kurtarıcı Mesih’i.
Bugün şu dua ile yakaralım:
Ey Aziz Vaftizci Yahya, korkusuz peygamber ve hakikatin şehidi, bizim için dua et; biz de çağımızda Mesih’e sadık tanıklar olalım.

