İznik’in 1700. Yılında Papa 14. Leo’dan Kiliselere Ortak Tanıklık Çağrısı

PAPA 14. LEO HAZRETLERİ’NİN TÜRKİYE’YE HAVARİSEL YOLCULUĞU VE BİRİNCİ İZNİK (NİKAİA) KONSİLİ’NİN
1700. YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE İZNİK’E HACILIĞI

27–30 Kasım 2025

Papa 14. Leo Hazretleri’nin

İlahi Litürji’nin Kapanışında Yaptığı Hitap

Aziz Georgios Patrikhane Kilisesi
30 Kasım 2025

Kadasetli Patrik Hazretleri, Mesih’te sevgili kardeşim,
Pek Muhterem Eminanslar,

Episkoposlukta sevgili kardeşlerim,
Ekümenik Patrikhane Kutsal Sinod Üyeleri,
Sevgili kardeşlerim!

Kilise tarihindeki Birinci Ekümenik Konsil’in toplandığı yerlere yaptığımız hac yolculuğu, Havari Andreas’ı andığımız bu görkemli İlahi Litürji ile sona eriyor. Kadim geleneğe göre kendisi Müjde’yi bu şehre getirmiştir. Onun imanı, Ekümenik Konsiller tarafından tanımlanmış ve Kilise tarafından bugün hâlâ ikrar edilen, bizim imanımızla aynıdır. Kilise Önderleri ve Dünya Hristiyan Birliği Temsilcileriyle yaptığımız bu ekümenik dua sırasında, İznik–Konstantinopolis İman İkrarı’nda ifade edilen imanın bizi gerçek bir birlik içinde birleştirdiğini ve birbirimizi kardeş olarak tanımamıza imkân verdiğini hatırladık. Geçmişte farklı Kiliselere mensup Hristiyanlar arasında pek çok yanlış anlamalar, hatta çatışmalar yaşanmıştır ve günümüzde hâlâ tam birliğe ulaşmamızı engelleyen bazı güçlükler vardır. Yine de birlik arayışından vazgeçmemeliyiz. Birbirimizi Mesih’te kardeş olarak görmeye, birbirimizi buna göre sevmeye devam etmeliyiz.

Bu bilinçten esinlenen Papa 6. Paulus ve Patrik Athenagoras, altmış yıl önce, 1054 yılındaki karşılıklı aforozlara yol açan talihsiz kararların ve üzücü olayların Kilise’nin hafızasından kaldırılması gerektiğini görkemli bir biçimde ilan etmişlerdir. Saygıdeğer seleflerimizin o tarihî jesti, Katolikler ile Ortodoks Hristiyanlar arasında uzlaşmanın, barışın ve büyüyen bir birlikteliğin yolunu açmış ve bu yol, sık temaslar, kardeşçe buluşmalar ve umut vadeden teolojik diyalog sayesinde gelişmeye devam etmektedir. Kaydedilen bu ilerlemeler ışığında, kilise bilimi ve kilise hukuku düzeyinde önemli adımlar atılmış olup bugün bizler tam birliğin yeniden tesisi için daha güçlü bir çaba göstermeye çağrılmaktayız.

Bu bağlamda, Katolik Kilisesi ile Ortodoks Kilisesi arasındaki Uluslararası Ortak Teolojik Diyalog Komisyonuna sağlanan sürekli destek dolayısıyla Patrik Hazretlerine ve Ekümenik Patrikhane’ye içten şükranlarımı sunmak istiyorum. Ayrıca, tüm otosefal Ortodoks Kiliselerinin bu çabaya yeniden etkin bir katılım göstermesi için her türlü gayretin sarf edilmesini ümit ediyorum. Kendi adıma, İkinci Vatikan Konsili’nin öğretisi ve seleflerimin yönlendirmesi doğrultusunda, meşru farklılıklara saygı göstererek, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına vaftiz edilmiş herkes arasında tam birlik arayışının Katolik Kilisesi’nin önceliklerinden biri olduğunu bir kez daha teyit etmek isterim. Roma Episkoposu olarak hizmetimin önceliklerinden biri, evrensel Kilise’deki özel görevim gereği, herkesin hizmetinde olarak komünyonu ve birliği inşa etmek ve korumaktır.

İman kardeşlerimizin yanı sıra bütün insanlığa ve tüm yaratılışa özen göstermemizi isteyen Rabbin arzusuna sadık kalabilmek için, Kiliselerimiz bugün Kutsal Ruh’un esinlemelerine birlikte cevap vermesi gerekmektedir. Her şeyden önce, yakın ve uzak yerlerde kanlı çatışmaların ve şiddetin yaşandığı bu dönemde Katolikler ve Ortodokslar barışçılar olmaya çağrılmaktadır. Bu elbette, barışı inşa eden eylemlerde bulunmayı, seçimler yapmayı ve tutumlar benimsemeyi gerektirir; ancak aynı zamanda barışın yalnızca insan çabasının ürünü olmadığını, Allah’ın bir armağanı olduğunu da kabul etmektir. Bu nedenle barış, dua, tövbe, tefekkür ve Rab’le canlı bir ilişki sayesinde aranmalıdır; O, gerçekten barışın hizmetinde olabilelim diye bize hangi sözleri, hangi jestleri ve hangi eylemleri yapmamız gerektiğini ayırt etme lütfunu verendir.

Kiliselerimizin karşı karşıya olduğu bir diğer zorluk da, Zât-ı Âlînizin sıkça vurguladığı gibi, gidişatın değiştirilmesi ve yaratılışın korunabilmesi için bizden ruhsal, kişisel ve topluluk olarak bir dönüşüm bekleyen tehditkâr ekolojik krizdir. Katolikler ve Ortodoks Hristiyanlar, Allah’ın bize emanet ettiği yaratılışı korumanın sorumluluğunu herkesin kabul etmesini sağlayacak yeni bir düşünce tarzını birlikte geliştirmeye çağrılmaktadırlar.

Üzerinde durmak istediğim üçüncü zorluk ise özellikle iletişim alanındaki yeni teknolojilerin kullanımıdır. Bu teknolojilerin insanlığa büyük faydalar sağlayabileceğinin bilincinde olarak, Katolikler ve Ortodokslar, sorumlu kullanımı teşvik etmede işbirliği yapmalıdır. Gerçekten bu teknolojiler, bütüncül insan gelişimine hizmet etmeli ve evrensel olarak erişilebilir olmalıdır; çünkü ancak böylece yararları yalnızca sınırlı bir kesime ulaşmayacak veya ayrıcalıklı çıkar gruplarına hizmet etmeyecektir.

Bu zorluklarla yüzleşirken, tüm Hristiyanların, diğer dini gelenek mensuplarının ve iyi niyetli tüm kadın ve erkeklerin ortak iyilik için uyum içinde birlikte çalışabileceklerine inanıyorum.

Kadasetli Patrik Hazretleri, bütün bu içten düşüncelerle, koruyucu azizinizin bayramını kutlarken size ve kardeşlerinize sağlık ve esenlik dileklerimi sunuyorum. Bu günlerde bana göstermiş olduğunuz sıcak ve kardeşçe konukseverlik için içten teşekkür ederim. Hepinizi Havari Andreas ile kardeşi Aziz Petrus’un, bu Kilisenin adandığı Büyük Şehit Aziz Georgios’un, Birinci İznik Konsili’nin Kutsal Babalarının ve bu kadim ve görkemli Konstantinopolis Kilisesi’nin sayısız Kutsal Çobanının şefaatine emanet ediyorum. Merhamet Babası olan Allah’ın burada bulunan herkesi bolca kutsamasını diliyorum.

Hrònia Pollà!  Ad multos annos!