Meryem Aceleyle Yola Çıktı: Ziyaret ve Ahit’in Sevinci

Yazan EWTN Theotokos
, Kaynak: EWTN Theotokos

31 Mayıs günü, Kilise, Meryem Ayı’nı ışık dolu bir bayramla tamamlar: Meryem’in Ziyareti Bayramı. Bu, hem samimi hem de kozmik bir gizemdir; Yahuda’nın dağlık bölgesinde gizli bir buluşmadır ama kurtuluş tarihinin her köşesinde yankılanan bir sevinçtir.

Bu olay, aynı zamanda Neşeli Sırlar’ın ikinci sırrıdır. Ama sadece akrabalık ziyareti değildir. Bu olayda Meryem, Theotokos—Tanrı’nın Annesi—olarak ortaya çıkar. Ve yola çıkışı kendisi için değil, sevgi için ve Tanrı’nın emriyledir.

Yeni Ahit Sandığı

Luka İncili’nde (1:39–56) şöyle okuruz: Meryem, Melek Cebrail’den aldığı müjde sonrası hemen kalkar ve kuzeni Elisabeth’i ziyaret etmek üzere Yahuda’nın dağlık bölgesine doğru aceleyle yola çıkar. Bu sahne yalnızca bir nezaket ziyareti değildir; bu olay, eski ahitlerin gerçekleşmeye başladığı bir andır.

Tıpkı Eski Ahit’te Antlaşma Sandığı’nın Yahuda dağlarına taşınması gibi, şimdi Meryem, içinde yaşayan Tanrı olan Mesih’i taşıyarak aynı bölgeye gitmektedir. Elisabeth’in, “Kadınlar arasında kutsanmış olan sensin! Rahminin meyvesi de kutsanmıştır!” (Lk 1:42) sözleri, Kral Davut’un, “Rab’bin Sandığı bana nasıl gelir?” (2 Sam 6:9) sorusuna paraleldir.

Eski Sandık’ta Musa’nın tabletleri, çöldeki kudret helvası ve Harun’un asası vardı. Yeni Sandık olan Meryem’in rahminde ise Tanrı’nın Sözü, Yaşam Ekmeği ve Ebedî Başkâhin olan İsa Mesih vardır. Meryem, yaşayan bir tapınak, ilk müjdeci ve tüm evangelizasyonun modelidir.

Öncekinin Sevinçle Zıplaması

Elisabeth, Meryem’in selamını işittiği anda, karnındaki bebek olan Vaftizci Yahya sevinçle zıplar. Bu sıradan bir hareket değildir. Bu, Mesih’in varlığını tanıyan peygamberce bir sevinçtir. Yahya, daha doğmadan önce bile, gelişini duyurduğu Mesih için sevincini haykırmaktadır (bkz. Yuh 3:29).

Bu an, ayrıca doğmamış her insanın kutsallığına dair güçlü bir tanıklıktır. Bu olay yalnızca iki anne arasında değil, aynı zamanda iki bebek arasında da gerçekleşen ruhani bir buluşmadır—Tanrı’nın gözünde her biri değerli ve kutsaldır.

Yeni Havva’nın İlâhisi: Magnificat

Ziyaret olayı, Meryem’in yüce duasıyla taçlanır: Magnificat (Lk 1:46–55). Bu dua, Eski Ahit’in yankılarıyla doludur; Hanna’nın duasına benzer ama tam anlamıyla Mesih’te yerine gelmiştir:

“Ruhum Rab’bi yüceltir,
Kurtarıcım Tanrı’yla sevince boğulur…”

Bu ilahi, Meryem’i övmek için değil, Tanrı’yı büyüten bir yürekten yükselir. Alçakgönüllünün yüceltilmesi, açın doyurulması ve Tanrı’nın sadakatle ahitlerine bağlı kaldığı ilân edilir. Bu, yalnızca bir dua değil, bir ilâhî teoloji ve ahit ilanıdır.

Bugün Bize Ne Söylüyor?

Kendi menfaatini gözeten bir çağda Meryem, sevgiyle ve hizmetle acele eden bir ruhun yolunu gösterir. Ziyareti, sosyal bir gereklilik değil, ilahî bir görev idi. Meryem bize gösteriyor ki, İsa’yı taşımak, O’nu başkalarına da götürmek demektir.

Aynı zamanda, Kutsal Ruh’un sesine nasıl kulak vereceğimizi, başkalarının sevincini nasıl paylaşacağımızı ve Tanrı’nın sadakatini nasıl ilan edeceğimizi de öğretiyor.

Ve insan yaşamının değersizleştirildiği bir dünyada Ziyaret Bayramı, her canın—doğmamış bile olsa—Tanrı’nın gözünde sonsuz değer taşıdığını hatırlatır.

Görev ve Merhametin Bayramı

Ziyaret Bayramı, Meryem Ayı’nı salt duygusal bir bağlılıkla değil, bir misyona çağrıyla kapatır. Meryem aceleyle gitti. Peki biz ne yapıyoruz? Biz de İsa’yı yorgunlara, umutsuzlara, unutulmuşlara taşıyor muyuz?

Ziyaret, bize şunu hatırlatır: Her Katolik bir misyona çağrılmıştır. Ve her misyon, tıpkı Meryem gibi, bir “evet”, bir acele, ve bir sevinç ile başlar.


“Rab’bin sana söylediği sözlerin yerine geleceğine iman ettiğin için ne mutlusun!”
—Luka 1:45

Kutsal Meryem, Yeni Ahit’in Sandığı, bizim için dua et.