Barış Kraliçesi, Doğunun Yıldızı: Türkiye’de Meryem Ana’ya Duyulan Bağlılık

Yazan Cihan Bilge Orman
, Kaynak: EWTN Theotokos

Tanrı’nın Annesi Meryem, tarihin en çok tasvir edilen kadın figürlerinden biridir. Peki ama neden Kilise’de bu kadar saygı görüyor ve her birimizin hayatındaki rolü nedir? Burada insanlara Kutsal Bakire hakkındaki görüşleriyle birlikte Meryem’in hayatının ve Kilise’deki süregelen hizmetinin önemi hakkında sorular soruyoruz.

Ilknur Orman:”Ona koşarız”

– Meryem sizin için kimdir?

+ Meryem; Allah’ın Annesi, Söz’ün taşıyıcısı, Yeni Antlaşma Sandığı, benim ve tüm kilisenin annesidir. Allah’ın annesidir çünkü Baba ile bir olan Oğul’u doğurdu. Söz’ün taşıyıcısıdır çünkü doğurduğu kişi Tanrı’nın Sözü’ydü. Yeni Antlaşma Sandığı’dır çünkü bizimle Tanrı’nın yaptığı yeni antlaşma, Oğul’unun döktüğü kan ve deşilen bedeni üzerine kurulu. Yeni Antlaşma’yı bedeninde taşıdığı için Yeni Antlaşma Sandığı’dır ve Eski Antlaşma’da tıpkı Tanrı’nın Sözü’nün taşındığı gibi Yeni Antlaşma’da da Meryem Anne yine Tanrı’nın Sözünü taşımıştır. Eski Antlaşma’da Ahit Sandığı’na ne anlam yüklendiyse, nasıl savaşta, korkuda, zaferde en önde tutulduysa Yeni Antlaşma’da yaşayan bizler de Meryem ile ilgili olarak aynı şeyi yaparız. Yani her zor durumda Meryem Annemize koşarız, her zor durumda ondan dua isteyip bizden önce yürümesini isteriz ve zafer anında da yine onu övüp teşekkür ederiz. Rabbimizin önünde bizi temsil etmesi, bize şefaat ve dua etmesi için annemiz olarak ona koşarız ve savaş anında kesinlikle Antlaşma Sandığını yani Meryem Annemizi en önde bayrak gibi taşırız ki çocukları için dua etsin, savaşsın. Meryem Anne hem benim hem de tüm kilisenin annesidir. Bizler için Rabbin önünde sürekli dua eder. İyiliğimiz için, doğru yolu bulmamız için, aklanmamız için, bağışlanmamız için sürekli dua eder. Biz de güvenle, annemiz olarak onun önüne gidebiliriz; bizim için Rabbimiz Mesih İsa’ya dua etsin diye.

– Meryem’in sizin günlük hayatınıza nasıl bir etkisi var?

+ Ben tespih duası yapmaya başladığımda ne olduğunu anlamamıştım. İçinde Meryem ile ilgili dualar vardı, Meryem Anne’ye edilen dualar. Ama tespih duasını yapmaya başladıktan sonra ve o şanlı gizemleri, kederli olayları, ışıklı olayları düşünürken ve bu sırada duaları ederken o anın içine ve derinliğine girdiğimi fark ettim. Bu gizleri bana Meryem Anne aracılığıyla, ondan istediğim dualar aracılığıyla Tanrı’nın açtığını düşündüm. O anlarda gerçekten ne olmuştu, orada neler yaşanmıştı? O sırada İsa neredeydi, Meryem neredeydi ve birbirlerinden nasıl etkilendiler, birbirlerine nasıl baktılar? Ya da o an yan yana değillerse neler hissetmişlerdi? Bunlarla ilgili aklıma çok düşünce geldi ve daha önce Kutsal Kitap’ı okurken hiç düşünmediğim şeylerdi. O yüzden ben tespih duasından çok şey öğrendim ve daha sonra her sıkıntılı durumda Meryem Anneme gidip dua isteyebileceğimi öğrendim. Günlük hayatımı böyle etkiliyor. Sıkıntıda olduğum zaman kendim dua ediyorum ve ondan da benim için Rabbimin önünde dua etmesini istiyorum. Bunu bütün gün yapıyorum ve ondan yardım istiyorum.

– Meryem’in en dikkat çekici özelliği veya size en iyi öğrettiği şey hakkında ne söyleyebilirsiniz?

+ Meryem hakkında benim en çok dikkatimi çeken şey onun müthiş biçimde alçakgönüllü oluşu çünkü Melek onun yanına haber vermeye geldiğinde verdiği cevap bence çok etkileyici. Belki benden başkaları da böyle düşünmüştür. Başıma böyle bir şey gelse ben ne cevap veririm? Ama O “Yapabilir miyim ki?” demedi, “Ben miyim?”  demedi, “Acaba doğru mu duydum?” demedi. Yani meleğin söylediği şeyin ne olduğunu anlamaya çalıştı ve sonrasında da hemen dedi ki “Ben Rabbin kuluyum, bana dediğin gibi olsun.” Biz hayatımızda hiç böyle bir güven duymuş muyuzdur bilmiyorum. Ama o yaşta bir kızın verdiği bu cevap bana müthiş güçlü, inanılmaz geliyor. Meryem gerçekten alçakgönüllüydü. Herhalde o an aklından geçen şey “Rabbim söylüyorsa öyledir. Demek ki olacak, O yapacak.” “Ne diyorsa öyle yapacağım. Her şeyi O sağlayacaktır, bana bunu yaptırdığına göre.” Hiçbir şeyden şüphe etmedi. O yaşta bir kız için müthiş bir iman ve alçakgönüllülük çünkü kendisine bakmadı. Kendisinin hiçbir durumuna, küçüklüğüne, güçsüzlüğüne, zayıf oluşuna bakmadı. Sadece Tanrı’ya baktı. Bu yüzden çok alçakgönüllüydü. Sadece Tanrı’ya baktı ve onun gücünün her şeye yeteceğini düşündü. O yüzden “Ben Rab’bin kuluyum, bana dediğin gibi olsun.” dedi çünkü Tanrı’nın söylediği her şeyin olacağına inandı. Müthiş bir iman ve alçakgönüllülük örneğiydi.

  • İlknur Orman

Erlinda Sure Yazar: “Tesbih, kötülüğe karşı silahımızdır”

  Meryem sizin için kimdir?

+ Meryem Theotokos’tur, Tanrı’nın Oğlu’nu doğuran kişidir. Theotokos, Kurtarıcımız İsa’nın annesi Meryem’in ünvanıdır. Meryem herhangi bir aziz değildir; o Theotokos’tur, Tanrı Taşıyıcısı’dır, Tanrı’nın yani Rabbimiz İsa Mesih’in Annesi’dir. Meryem; Tanrı tarafından korunmuş, Lekesiz Gebelik yoluyla ilk günahtan arınmış olarak doğmuş ve öldükten sonra cennete alınmıştır. Ben de Tanrı’nın Annesi Meryem Ana’ya adanmış milyonlarca kişiden biriyim. Yatmadan önce ve uyandığımda Kutsal Tespih duası etmek benim günlük rutinimdir. Pek çok niyetle dua eder, Meryem Ana’dan aracılık etmesini ve tüm mütevazı isteklerimizi Oğlu, Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa’ya ulaştırmasını dilerim. Kutsal Tesbih, kötülüğün yalanlarına karşı savaşmak için en güçlü silahlardan biridir. Vaazda da duyduğumuz gibi, dualar; dağ gibi sorunları, engelleri, denemeleri, tehlikeleri ve ayartmaları yerinden oynatabilir. Tesbih çekerken sık sık dünya barışı, sevgi, şifa ve birlik için dua eder, Meryem Ana’dan benimle birlikte dua etmesini isterim.

– Hiç Meryem’le mucize olduğunu düşündüğünüz bir karşılaşma yaşadınız mı?

+ Ağustos 2008’de Kıbrıs’ta Panaghia Kapulo’da mucizevi duyularla karşılaştım. Tanrı’nın Annesi Meryem Ana’ya inanmakla ilgili olarak, onun varlığını duyularım aracılığıyla deneyimledim; Kıbrıs’ta Panaghia Kapulo’yu ziyaret ederken Meryem Ana’nın evinin içinde başlayan ve yol kenarında birçok büyük çanın bulunduğu dağın ortasına gelene kadar devam eden, nadir, tatlı, güzel bir parfüm kokusu aldım. Panaghia Kapulo en yüksek dağlardan birinin üzerine inşa edilmiş. Tıpkı Meryem Ana’nın Selçuk’taki evi gibi birçok turist buraya ziyarete geliyor. Dağın tepesine çıkarken insanlar dua niyetlerini etraftaki zeytin ağaçlarına asıyorlar. Meryem Ana’nın evine giderken içeri girdiğimde yerde yürürken süzüldüğümü fark ettim ve bana ne olduğunu anlamadım. Meryem Ana’nın resmine dokunana kadar kendimi kontrol etmeye çalıştım. İşverenimden hatıra olarak bir fotoğraf çekmesini istedim. Resme dokunduğumda, nadir bulunan güzel bir parfüm kokusu havayı doldurdu ve vücudumun her yerine dokunan bir şey hissettim. Tatlı, güzel kokunun dağın ortasından aşağı inene kadar sürmesi beni gerçekten hayrete düşürdü. Bu, mucizevi bir şekilde yaşadığım, değerli, unutulmaz olaylardan biridir. Bu, mucizevi karşılaşmanın gerçek anlamı hakkında zihnimi kurcalayan inanılmaz bir andı. Günler, haftalar, aylar ve yıllar geçti ve bugüne kadar Kutsal Tesbih duası, Tanrı’nın beklediği gerçek yolculuğa giden yolumu aydınlatmaya devam ediyor.

– O zamandan beri, bu bağlılığınız nasıl gelişti ve devam etti?

– Kutsal Tesbih ile her gün kendi başıma dua ediyorum; Tanrı’nın lütfuyla 2008 yılında uluslararası bir çevrimiçi dua grubuna katıldım, farklı ülkelerdeki birçok milletten insanla birlikte Kutsal Tespih, adanmışlık dualarını, Tanrısal Merhamet ve Aziz Mikael’in tespih dualarını ediyorum. Her gün birçok toplantı yapılıyor, böylece müsait olan herkes duaya katılabilir veya önderlik edebilir. Çoğunlukla birçok kişi Filipin saatiyle sabah 10 ve akşam 9’da katılıyor. Yakın zamanda, Tanrı’ya şükürler olsun ki, Azize Helena Kilisesi’ndeki cemaatin üyeleri olarak çevrimiçi bir dua grubu oluşturma konusundaki düşüncelerimizi paylaştık, ben de eskiden dua etmek için kullandığımız dua rehberini paylaştım ve Tanrı’ya şükürler olsun ki, yaklaşık dört yıldır Ruhani Savaşçılar olarak bu dua grubu bize tahsis edildi. Ne kadar çok dua edersek, ne kadar çok bir araya gelirsek, o kadar çok kutsanırız ve Meryem Ana’nın Oğlu İsa’ya şefaati ve Kutsal Ruh’un rehberliği sayesinde herkes için bir bereket oluruz. Amin.

  • Erlinda Sure Yazar

Berkay Menteşe: “Meryem bizi İsa’ya götürür”

– Meryem Ana sizin için kimdir?

+ Meryem Ana, Tanrı’dan sonra en güvenli limanımızdır. Fırtınalı zamanlarımızda sığındığımız duru bir sükûnet, kaybolduğumuzda yönümüzü gösteren göksel bir yıldız gibidir. Bizi korur, bizim için her zaman şefaatte bulunur ve bizi sever. Onun sevgisi, annenin evladına olan sevgisinden daha eksiksiz, daha sadıktır. Çünkü o sadece Mesih’in Annesi değil, aynı zamanda hepimizin annesidir.

– Meryem’e dua etmenin neden faydalı olduğunu düşünüyorsunuz?

+ Biz Katolikler iyi biliriz: Meryem bizi hiçbir zaman kendisine çağırmaz, her zaman bizi Rabbimiz Mesih İsa’ya götürür. Onun narin eli, bizi Tanrı’nın yüreğine yönlendirir. O tesellimizdir, umudumuzdur ve Tanrı’ya giden en nazik yoldur. Yaralı kalplerimizi saran, gözyaşlarımızı gökyüzüne taşıyan, acılarımızı Rab’bin önünde sessizce dua eden bir anne.

– Kilise perspektifinden bakıldığında, Meryem figürünün ayine dahil edilmesinin ardındaki mantık nedir?

+ O, Tanrı’nın lütfuna “Evet” diyen kadındır. Bu “evet”, bir kadının dudaklarından çıkan sade bir sözcük değil; tüm insanlığın kurtuluş kapılarını aralayan ilahi bir yankıdır. Cebrail’in selamına imanla karşılık veren Meryem, itaatin, teslimiyetin ve sevginin en berrak örneğidir. Bu yüzden Kilise, ona yalnızca saygı duymaz, ona annelikle bağlanır. Çünkü Meryem, sadece bir figür değil, yaşayan bir sevgi, bizimle birlikte yürüyen bir anne, kalbimizde taşıdığımız bir sığınaktır.

Bir gün, bir peder şöyle demişti:

“Şeytanların Kutsal Üçlübirlik’ten sonra en çok rahatsız oldukları isim, Meryem Ana’dır.”

Çünkü Meryem’in ismi söylendiğinde cehennemin zincirleri sarsılır. O, saflığın ve kutsallığın timsalidir; günahın giremediği tek kalp, kibirli olanın eğilmek zorunda kaldığı alçakgönüllülük.

İsmini unuttuğum iki pederin de ortak bir tanıklığı vardı: Meryem’in adı anıldığında karanlık geriye çekilir, şeytan sessizliğe gömülür. Ne büyük bir kudret, ne büyük bir zarafet gizlidir onun adında.

Ey Kutsal Annemiz, bizim için hep şefaatte bulun.

Ey Göksel Kraliçemiz, bizleri asla yalnız bırakma.

İman yolculuğumuzda bize örnek ol,

Tıpkı senin gibi biz de iman, ümit ve sevgiye sıkıca sarılabilelim.

Senin sabrınla sabredelim,

Senin gözyaşınla dua edelim,

Senin sükûnetinle Tanrı’nın sesini dinleyelim.

Ve bir gün, bu dünyevi hayat sona erdiğinde,

Senin nazik elinle bizi Oğlun’un huzuruna çıkar.

Çünkü seninle birlikte yürüyen asla kaybolmaz.

Amin.

  • Berkay Menteşe

Bu tanıklıklar Rabbimizin çarmıhta söylediği sözleri çağrıştırmaktadır: “İşte annen!” Bu, her Hıristiyan’ın onu “kendi evine alması” için bir çağrıdır. Papa Leo XIII, Augustissimae Virginis Mariae Genelgesi’nde bu kutsal metinle ilgili olarak şöyle demiştir: “Tanrı’nın Meryem Ana’yı yücelttiği saygınlık ve yüceliği düşünen herkes, ona bağlılığın özenle uygulanmasının ve her geçen gün daha fazla teşvik edilmesinin hem kamusal hem de özel yarar için ne kadar önemli olduğunu kolayca anlayacaktır.” Meryem’e adanmış olan bu Mayıs ayında, hepimiz ona itaat ve sevgi çiçekleri sunalım, çünkü o tüm kilise için aracılık etmektedir. İsa’dan tüm iyilikleri alırız, ama İsa’yı Meryem Ana’dan alırız. Onu yücelttiğimizde, o da bizi Kutsal Efkaristiya Ayini’nde Oğlu’na yaklaştırır. Kalkütalı Azize Teresa’nın sözleriyle dua ederek Annemize yaklaşalım: “Meryem, İsa’nın annesi, lütfen şimdi bana bir anne ol.”