PAPA 14. LEO HAZRETLERİ’NİN TÜRKİYE’YE HAVARİSEL YOLCULUĞU VE BİRİNCİ İZNİK (NİKAİA) KONSİLİ’NİN
1700. YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE İZNİK’E HACILIĞI
27–30 Kasım 2025
Ekümenik Dua
İznik
28 Kasım 2025
Sevgili kardeşlerim,
İnsanların onurunu tehdit eden sayısız unsurla dolu, birçok trajik işaretle damgalanmış bir tarih döneminde, bugün kadınların ve erkeklerin hayatında İsa Mesih’in kim olduğunu ve ayrıca İsa’nın her birimiz için kişisel olarak kim olduğunu kendimize sormak için Birinci İznik Konsili’nin 1700. yıldönümü değerli bir fırsattır.
Bu soru, özellikle İsa Mesih’i bir tür karizmatik lider veya süper kahramana indirgeme riski taşıyan Hristiyanlar için büyük önem taşır, çünkü bu eninde sonunda üzüntü ve kafa karışıklığına yol açacak olan bir çarpıtmadır (Bkz. 14. Leo, Vaaz, Pro Ecclesia Ayini, 9 Mayıs 2025). İsa Mesih’in ilâhlığını inkâr eden Arius, Beden Alma gerçeğini göz ardı ederek O’nu Allah ile insanlık arasında sadece bir aracıya indirgemiş, böylece ilahi olan ile insani olan geri dönülmez bir şekilde birbirinden ayrı kalmıştır. Eğer Allah insan olmadıysa, ölümlü yaratıklar nasıl O’nun ölümsüz yaşamına katılabilir? İznik’te – ve bugün de – söz konusu olan bizi “ilahi tabiata ortak kılmak” için İsa Mesih’te bizim gibi olan Allah’a imanımızdır (2 Petrus 1:4; ayrıca bkz. Aziz İrenaeus, Adversus Haereses, 3, 19; Aziz Atanasius, De Incarnatione, 54, 3).
Bu Kristolojik iman ikrarı, Hristiyanların tam bir birliğe doğru ilerlerken yaptığı yolculukta temel bir öneme sahiptir. Zira bu ikrar, çeşitli nedenlerle İznik-Konstantinopolis İman Açıklaması’nı kullanmayanlar da dahil olmak üzere, dünyadaki tüm Hristiyan kiliseleri ve toplulukları tarafından paylaşılmaktadır. Gerçekten de “Tek Rab İsa Mesih’e, Allah’ın biricik Oğlu’na, bütün çağlardan önce Baba’dan doğan… Baba ile aynı özden olan” (İznik İman Açıklaması), tüm Hristiyanları zaten derinden birleştiren güçlü bir bağdır. Bu anlamda, Aziz Augustinus’un sözlerini tekrarlayabiliriz: “Biz Hristiyanlar çok olsak da, tek olan Mesih’te biriz.” (Mezmur 127 Üzerine Açıklama) Dolayısıyla, ancak böylesine derin bir bağla halihazırda birbirimize bağlı olduğumuzun bilinciyle, Kutsal Ruh’un rehberliğinde, karşılıklı sevgi ve diyalog içinde, İsa Mesih’te açıklanan Allah’ın Kelamı’na her geçen gün daha derin bir bağlılıkla yolculuğumuza devam edebiliriz. Böylece, ne yazık ki hâlâ varlığını sürdüren ayrılıkların yarattığı ayıbı aşmaya ve Rab İsa’nın dua ettiği ve uğruna canını verdiği birliğe duyduğumuz özlemi beslemeye hepimiz davet edilmiş oluruz. Ne kadar çok barış ve uzlaşı içinde olursak, biz Hristiyanlar İsa Mesih’in Müjdesi’ni — herkes için bir umut mesajını — o kadar güvenilir bir şekilde duyurabiliriz. Ayrıca bu mesaj, topluluklarımızın ve ülkelerimizin sınırlarını aşan bir barış ve evrensel kardeşlik çağrısıdır (Bkz. Francis, Hristiyan Birliğini Teşvik Papalık Konseyi Genel Kurulu Katılımcılarına Hitap, 6 Mayıs 2022).
Günümüzde, şiddet ve çatışmalarla yaralanmış tüm insanlık barış ve uzlaşı için haykırmaktadır. İsa Mesih’e iman eden herkes arasında tam birlik arzusu, her zaman bütün insanlık arasında kardeşlik arayışıyla birlikte olur. İznik İman Açıklaması’nda “Baba olan tek Allah’a” olan imanımızı ikrar ederiz. Ancak, Allah’ın suretinde yaratılmış diğer tüm erkek ve kadınları kardeşlerimiz olarak kabul etmeyi reddettiğimiz müddetçe, Allah’a Baba diyemeyiz (Bkz. II. Vatikan Konsili, Nostra Aetate, 5). Irk, milliyet, din veya kişisel görüş ayrımı olmaksızın kadın ve erkeklerden oluşan evrensel bir kardeşlik vardır. Dinler, doğaları gereği bu gerçeğin saklandığı zengin kaynaklardır; bu yüzden bireylerin, grupların ve halkların bunu tanımalarını ve hayata geçirmelerini teşvik etmelidirler (Bkz. XIV. Leo, Barış İçin Dua Toplantısı Kapanış Konuşması, 28 Ekim 2025). Ayrıca, dinin savaş, şiddet ya da herhangi bir türde köktencilik veya fanatizmi haklı çıkarmak için kullanılmasını kesin bir dille reddetmeliyiz. İzlenmesi gereken, kardeşçe karşılaşma, diyalog ve işbirliği yollarıdır.
İznik Konsili’nin 1700. yıldönümü münasebetiyle, Konsil’in toplandığı bu topraklarda birlikte anma kararını büyük bir bilgelik ve öngörüyle alan Pek Muhterem Kadasetli Patrik Bartholomeos Hazretleri’ne derin bir şükran borçluyum. Aynı zamanda, bu etkinliğe katılma davetimizi kabul eden Kilise Önderlerine ve Hristiyan Dünya Birliği Temsilcilerine de içtenlikle teşekkür ederim. Her şeye gücü yeten ve merhametli Allah Baba, bugün kendisine sunduğumuz içten duaları işitsin ve bu önemli yıldönümünün uzlaşma, birlik ve barış yönünde bol meyveler vermesini sağlasın.

