Birinci İznik Konsili’nin 1700. yılı anılırken Papa Leon XIV, dünyadaki tüm Hristiyanlara tarihsel ayrılıkların ötesine geçme ve Mesih’te görünür birliğe yeniden bağlanma çağrısında bulundu.
Papa, bu mesajını, kuzeybatı Türkiye’deki İznik Gölü kıyısında yer alan ve kısmen su altında kalmış Aziz Neofitos Bazilikası kalıntılarında düzenlenen ekümenik dua ayini sırasında dile getirdi. Tören, Hristiyan topluluklar arasında ve diğer dinlerle diyaloga odaklanan Türkiye ziyaretinin en sembolik anlarından biri olarak öne çıktı.
“Bölünmüşlüğümüzün skandalını geride bırakmaya çağrılıyoruz” diyen Papa Leon, imanlıları “Rab İsa’nın uğruna dua ettiği ve hayatını verdiği birlik arzusunu yeniden alevlendirmeye” davet etti.
Doğu Ortodoks Kiliseleri hiyerarşisi içinde primus inter pares kabul edilen Ekümenik Patrik Bartholomeos I de ayine katıldı. İki üst düzey Ortodoks piskopos tarafından karşılanan Papa Leon ve Patrik, bazilikanın su altındaki kalıntılarına bakan platforma birlikte yürüdü; Mesih’i ve konsili betimleyen ikonaların önünde durarak, ortak iman ve umudun işareti olarak mum yaktılar.
Eski İznik, bugünün buluşma noktası
Tarihte Nikaia olarak bilinen İznik, İstanbul’un yaklaşık 130 kilometre güneydoğusunda bulunuyor. Diocletianus’un zulmü sırasında 303 yılında öldürülen genç şehit Aziz Neofitos’a adanmış erken dönem Hristiyan bazilikanın kalıntıları, 2014 yılında hava fotoğraflarında suyun altında bir kilise planının fark edilmesiyle tespit edildi. Yapı 740 yılındaki bir depremde yıkıldı; bugün harabeleri, göl kıyısından çıplak gözle görülebiliyor.
Bu tarihî mekânda konuşan Papa Leon, yıldönümünü “İsa Mesih’in çağımızın kadın ve erkeklerinin hayatında kim olduğunu ve her birimiz için kişisel olarak kim olduğunu yeniden sormak için değerli bir fırsat” diye tanımladı.
Mesih’in “sadece ahlaki bir önder, ruhani bir rehber ya da bir tür süper kahraman” seviyesine indirgenmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulunarak, dördüncü yüzyılda Arius’un Oğul’un tam ilahîliğini reddettiğini hatırlattı. Burada toplanan konsilin ise İsa’nın hem gerçek insanlığını hem de gerçek tanrısallığını savunduğunu vurguladı.
“Eğer Tanrı gerçekten insan doğasını üstlenmemiş olsaydı, ölümlü bizler O’nun ölümsüz yaşamına nasıl katılabilirdik?” diye soran Papa, İznik tartışmalarında neyin söz konusu olduğunu bu sözlerle öne çıkardı.
İznik İnancı, ortak bir zemin
Papa Leon, İznik’te kabul edilen iman ikrarının bugün de dünya çapındaki Hristiyanlar için birlik temelini oluşturduğunu belirtti. İnanç Bildirisi’nden alıntı yaparak Mesih’in “Baba ile aynı özden” olarak kabulünü, “adıyla şanıyla iman eden herkesi şimdiden birbirine bağlayan derin bir bağ” şeklinde niteledi.
Aziz Augustinus’tan aktardığı sözlerle, “Hristiyanlar çok olsa da, tek Mesih’te tek bir beden oluşturduğumuzu” hatırlattı.
Papa’ya göre, barışmış ve uzlaşmış bir Hristiyanlık, “İncil’e daha ikna edici bir tanıklık” sunabilecek ve “tüm halklar için umut işareti” hâline gelebilecek.
Hristiyanlığın ötesine uzanan kardeşlik çağrısı
Papa Leon, çağrısını Hristiyan dünyanın sınırlarıyla sınırlamadı. Tanrı’yı Baba olarak samimi biçimde tanımanın, her insanı kardeş ve kız kardeş olarak kabul etmeyi zorunlu kıldığını vurguladı.
Dinin “savaşı, şiddeti veya herhangi bir tür aşırılık ya da fanatizmi meşrulaştırmak” için kullanılmasına karşı uyarıda bulunarak, bunun yerine “kardeşçe karşılaşma, sabırlı diyalog ve somut iş birliği” yolunu önerdi.
Türkiye’de ekümenik ve dinler arası adımlar
Papa Leon’un Türkiye programında, kiliseler arasındaki ilişkileri güçlendirmeye yönelik bir dizi buluşma yer alıyor. Bunlar arasında, 29 Kasım’da Patrikhane Sarayı’nda Patrik Bartholomeos I ile ortak bir bildirge imzalanması da bulunuyor. Bu adım, tarafların tam birlik yoluna bağlılıklarını yeniden teyit etmeyi amaçlıyor.
Ziyaretin açık bir dinler arası boyutu da var. Papa Leon, yine cuma günü Türkiye Hahambaşı ile görüşerek bu yolculuğunu, ülkedeki tüm dini topluluklar için bir barış ve destek işareti olarak değerlendirdiklerini ifade etti.
29 Kasım Cumartesi günü ise Sultanahmet Camii’ni ziyaret etmesi planlanan Papa, böylece Hristiyanlar, Müslümanlar ve Yahudiler arasında, bir zamanlar İznik Konsili’ne ev sahipliği yapmış bu topraklarda karşılıklı saygı ve dostluğu güçlendirme arzusunu bir kez daha ortaya koyacak.

