3 Ekim 2025 tarihinde Efes’teki Meryem Ana Evi Kutsal Alanı’nda hacılar, din adamları ve ilahiyatçılar, teolojik derinliği ve ruhani paylaşımı bir araya getiren anlamlı bir gün için toplandılar. İzmir Başpiskoposluğu himayesinde düzenlenen bu sempozyum, Kutsal Bakire Meryem’in Kilise’nin yaşamındaki kalıcı varlığını, hem İncil metinleri hem de Süryani Kilise Babalarının öğretileri ışığında ele aldı.
Etkinliğin açılışını, İzmir Başpiskoposu Martin Kmetec, OFM Conv yaptı. Katılımcıları minnettarlık ve teşvik dolu sözlerle selamlayan Başpiskopos Kmetec, Meryem’in İncil’in büyük kısmında sessiz görünmesine rağmen Kilise’nin kalbinde canlı ve etkin bir varlık olduğunu hatırlattı. O, Müjde Anı’nda “Evet” diyen, Haç’ın yanında duran ve Pentekost’ta Kutsal Ruh’u kabul eden kadındır. Onun sadakati, alçakgönüllülüğü ve şefkat dolu aracılığı, bugün de Hristiyan yaşamına ilham vermeye devam etmektedir.
Yuhanna İncil’inde İsa’nın Annesi İsa
Peder Germano Scaglioni, OFM Conv
“Yuhanna İncilinde Meryem” başlıklı konferans, tanınmış Kutsal Kitap bilginlerinden ve eksegez profesörlerinden Peder Germano Scaglioni tarafından verildi. Peder Scaglioni, Yuhanna İncili’nde Meryem’in derin teolojik boyutunu ele aldı. Yuhanna, Meryem’den az bahsetse de, onun misyonunu son derece sembolik bir şekilde sunar.
Kana’da Meryem, düğün konuklarının ihtiyaçları için aracılık eder ve böylece İsa’nın kamusal hizmetinin başlangıcına vesile olur. Çarmıh’ın altında ise, İsa onu “Sevgili Öğrenci”ye emanet eder. Bu sahne, uzun zamandır İsa’nın Meryem’i Kilise’ye Evrensel Anne olarak armağan ettiği an olarak anlaşılmıştır. Bu iki özel sahne aracılığıyla Yuhanna, Meryem’i sessiz ama kurtuluş planında vazgeçilmez bir işbirlikçi olarak sunar—imanının parlaklığı, onun sessiz varlığında ve sadakatinde gizlidir.
Süryani Geleneklerinde Meryem Ana
Peder Andrew Hochstedler, OFM Conv
Süryani Hristiyanlığı üzerine araştırmalarıyla tanınan Peder Andrew Hochstedler, “Süryani Geleneklerinde Meryem Ana” başlıklı konferansında, erken dönem Süryani Kilise Babalarından – özellikle Aziz Efrem (Süryani Efrem) ve Aziz Yakup (Saruglu Yakup) – ilham alan zengin bir teolojik örüntü sundu.
Peder Hochstedler, Müjde Olayı’nı ruhsal bir diyalog olarak ele aldı: Meryem, bilge ve yürekli bir kadın olarak tasvir edilir. Efrem’in ilahilerinde, Meryem Havva ile karşılaştırılır: Havva yılanı sorgulamazken, Meryem meleği sorgular — ama bu sorgulama inançsızlıktan değil, bilgelikten ve ruhsal sezgiden kaynaklanır.
Peder Hochstedler, Süryani geleneğindeki diyalog şiirleri ve manzum vaazlardan örnekler sunarak, Meryem’in meleğe yönelik sorularının duygusal ve teolojik derinliğini aktardı. Bu metinlerde Meryem, pasif bir figür değil, Tanrı’nın isteğini etkin biçimde ayırt eden ve güçlü bir iradeyle “Evet”ini sunan bir kadın olarak görünür. Süryani liturjilerinde, Meryem’in “Evet”i, Efkaristiya’daki Kutsal Ruh’un inişi (epiklez) ile paralellik taşır; Meryem’in Tanrı Sözü’nün beden bulmasına verdiği onay, rahibin ekmek ve şarap üzerine Kutsal Ruh’u çağırmasıyla derin bir bağ içindedir.
MERYEM ANA: İMAN, ÜMİT VE CESARET KADINI
Peder Pascal Robert, OFM
Son olarak, Peder Pascal Robert, Meryem Ana’yı iman, umut ve cesaretin modeli olarak ele alan pastoral bir konuşma yaptı. Meryem’in Nasıra’dan Golgota’ya uzanan yolculuğunu anlatan Peder Robert, onun korkulara, belirsizliklere ve acılara rağmen Tanrı’nın planına tam bir teslimiyet içinde olduğunu vurguladı.
Meryem’in yoksullar ve alçakgönüllülerle dayanışmasını öne çıkaran Peder Robert, İsa’yı yoksulluk içinde büyüten, Mısır’a sığınan ve O’nun Çilesi’nin yanında duran bu annenin, günümüz insanına cesaret ve merhametle yürümenin yolunu öğrettiğini söyledi. Haç’ın yanında sessiz ama güçlü bir şekilde duran Meryem, acı çeken herkes için sabır ve sebatın simgesidir.
Peder Robert, dinleyicileri Meryem’i sadece tarihsel bir figür olarak değil, Kilise’nin yaşayan ruhani annesi olarak görmeye davet etti. O, hâlâ rehberlik eden, güç veren ve Kilise için aracılık eden bir anne olarak yaşamaktadır. Özellikle Tesbih (Rosary) duası aracılığıyla, Meryem’in kalbiyle dua etmenin ve İsa’ya onun gözleriyle bakmanın mümkün olduğunu ifade etti.
KAPANIŞ VE DUA
Sempozyum, Başpiskopos Martin Kmetec’in teşekkür ve dua dolu kapanış konuşmasıyla sona erdi. Kmetec, bu sempozyumun yalnızca akademik bir çalışma değil, aynı zamanda bir ruhani hac olduğunu vurguladı. Katılımcılar, son konuşmanın ardından kutsal alanda birlikte Tesbih duası ettiler ve kendilerini yeniden Meryem’in Lekesiz Kalbine emanet ettiler.
DUA, VARLIK VE TEOLOJİ DOLU BİR GÜN
Bu sempozyum, teolojik derinliği, Kutsal Kitap temelli yansımaları ve yaşanan maneviyatı bir araya getirerek katılımcılara unutulmaz bir gün yaşattı. Tüm katılımcılara, Meryem Ana’nın yalnızca geçmişe ait kutsal bir figür değil, bugün hâlâ Kilise’nin yaşamını şekillendiren canlı bir anne ve iman modeli olduğu hatırlatıldı.
Başpiskopos Kmetec’in açılış sözleri bu gerçeği özetliyordu:
“Meryem, geçmişe ait bir figür değildir; hâlâ bizimle yürümekte, bizim için dua etmekte ve bizi Oğlu Mesih’e götürmektedir.”
Onun varlığı, Kilise’yi daima iman, umut ve cesaretle yönlendirmeye devam etsin.

